Youtube’a erişimi engellemek başınızı deve kuşu gibi kuma gömmekten başka bir şey değil
20 Ocak 2008
Dün youtube’a erişimin engellediğini yazmıştım. Bu gün bir çok blogcu konuyu fark ettikçe yorumlarını yazmaya başladılar
Gelin işi sağlıklı bir şekilde değerlendirelim.
İnternet’in ulaştığı kitle arttıkça internetteki içeriğin T.C. yasalarına aykırı olduğu durumların göz ardı edilmemesi gerektiği gerçeği ortaya çıktı. Bu noktada hükümet doğru bir hareketle internet’i ilgilendiren bir yasa hazırladı.
Yanlış olan ise bu yasanın diğer bir çok yasa gibi aslında işin uzmanlarına danışılmadan hazırlanmış olması.
Yasada belkide ihmal edilen en önemli konu yabancılara ait siteler ve Türkiyedeki siteler ayrımı. ( Müstehcenlik konusunun ucu ne kadar açık bir konu olduğunu daha önce yazmıştım)
Türkiyede faaliyet gösteren bir kuruluş ve kişisel web sitesine müdahele edip, yasa dışı içeriğini kaldırmasını talep etmek çok da zor değil. Ancak wordpress gibi youtube gibi siteler’den içerik kaldırma konusunda mahkemelerin yapacağı talepler çok hızlı bir şekilde uygulanabilir değil.
Youtube’un son kapatma olayında gerekçenin Atatürk’e hakaret olduğunu bugün gazetelerden öğrendim.
Türkiyede erişimi engellediğinizde çok da büyük bir başarı elde etmiyorsunuz ki.
Türkiye’de Atatürk’e hakaret videolarını keyifle seyredecek, bu videolardan olumsuz etkilenecek birileri varsa “yazık” demekten başka bir şey gelmez elimden.
Ancak Türkiyeden videoları engellediniz, ama tüm dünya seyretmetye devam ediyor.
Kuma gömülmüş bir deve kuşu başından başka bir sonuç elde edemezsiniz.
Atatürk’e hakareti engellemenin yolu youtube’u kapatmaktan geçmiyor.
Son 8 yılda borcuınu neredeyse 4 katına katlayıp 400 milyar dolara çıkartan bir ülke, uluslararası platformda hiç bir güce sahip olamaz.
Ne sözde Ermeni soykırımı iddialarını engeleleyebilirsiniz, ne Atatürk’e hakaretleri, ne de Türkleri, ülkemizi hakir görmelerini.
